Mevzuat

7036 Sayılı Kanun 3. Madde: Dava Şartı Arabuluculuk Şerhi

7036 sayılı Kanun 3. madde fıkra fıkra: dava şartı arabuluculuk kapsamı, üç haftalık süre, ilk toplantıya katılmama yaptırımı ve işveren için uygulama notları.

İş Mahkemeleri Kanunu madde 3 metni ve arabuluculuk son tutanağı masada yan yana
İçindekiler
  1. Kanun Metni
  2. Madde Ne Düzenliyor?
  3. İşveren İçin Uygulamada Ne Anlama Geliyor?
  4. Yargı Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler
  5. Sık Yapılan Hatalar
  6. İlgili Maddeler ve Yazılar
  7. Sonuç
  8. Sıkça Sorulan Sorular

7036 sayılı Kanun 3. madde, işçi ile işveren arasındaki alacak, tazminat ve işe iade uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı hâline getiren hükümdür. Madde; hangi davaların kapsamda olduğunu, başvurunun nereye yapılacağını, arabulucunun ne kadar sürede işi bitireceğini, ilk toplantıya gelmeyen tarafın nasıl bir yaptırımla karşılaşacağını ve ücretin kimden karşılanacağını tek tek düzenler. Bu yazı maddeyi fıkra fıkra, işveren gözüyle ele alır.

Sürecin adım adım işleyişi için iş hukukunda arabuluculuk süreci rehberimize, kanunun bütününe bakış için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yazımıza göz atabilirsiniz. Burada odak, hükmün kendisi ve uygulamada doğurduğu sonuçlardır.

Kanun Metni

Aşağıdaki alıntı, mevzuat.gov.tr'de yayımlanan güncel metinden alınmıştır; madde 22 fıkradan oluştuğu için işveren bakımından en kritik fıkralara yer verilmiş, atlanan kısımlar "(…)" ile gösterilmiştir.

Dava şartı olarak arabuluculuk

MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. (…) Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

(3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(…)

(10) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

(…)

(12) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

(…)

(17) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

(18) Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.

Maddenin dikkat çeken üç değişikliği vardır: Birinci fıkraya 7445 sayılı Kanunla (2023) itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları eklenmiş; on ikinci fıkranın ikinci cümlesi 7531 sayılı Kanunla (2024) değiştirilmiş; on beşinci fıkra ise Anayasa Mahkemesi'nin 3/6/2025 tarihli kararıyla iptal edilmiştir (karar 17/10/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır).

Madde Ne Düzenliyor?

1. fıkra: Kapsam

Dava şartı üç tür talebi kapsar: kanuna dayanan, bireysel iş sözleşmesine dayanan ve toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi. Hüküm iki yönlüdür; işverenin işçiye karşı açacağı alacak veya tazminat davası (ör. haksız fesih nedeniyle ihbar tazminatı, eğitim gideri iadesi) da önce arabuluculuktan geçmelidir.

2023 değişikliğiyle bu alacaklara bağlı itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama alındı. Örneğin işçi alacağını icra takibiyle istemiş, işveren itiraz etmişse, itirazın iptali davasından önce de arabulucuya başvurulması gerekir.

2. fıkra: Son tutanak ve usulden ret

Davacı, anlaşma olmadığını gösteren son tutanağı dava dilekçesine eklemek zorundadır. İki durum birbirinden ayrılır:

  • Arabulucuya başvurulmuş ama tutanak eklenmemişse: mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava, dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeden usulden reddedilir.
  • Hiç başvurulmamışsa: herhangi bir işlem yapılmadan dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilir. Bu eksiklik sonradan tamamlanamaz.

3. fıkra: İstisnalar

İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışıdır. Bu davalar doğrudan açılabilir.

4-9. fıkralar: Büro, arabulucu ve yetki

Başvuru, karşı tarafın (birden fazlaysa birinin) yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; büro yoksa görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gidilir. Arabulucu listeden büro tarafından belirlenir; taraflar listedeki bir isim üzerinde anlaşırsa o kişi görevlendirilir.

Yetki itirazı yalnızca karşı tarafça ve en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işyerine ilişkin belgeler sunularak yapılabilir; arabulucu yetkiyi kendiliğinden inceleyemez. Dosya sulh hukuk mahkemesine gider, mahkeme yetkili büroyu kesin olarak belirler. İtiraz kabul edilirse kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir ve ilk başvuru tarihi korunur.

10-11. fıkralar: Süre ve sona erme

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde işi sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Taraflara ulaşılamaması, katılım olmaması, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde süreç sona erer ve son tutanak düzenlenir.

12. fıkra: İlk toplantıya katılmama

Yürürlükteki düzenlemeye göre geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya gelmeyen taraf son tutanakta belirtilir ve iki sonuçla karşılaşır:

  1. Davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
  2. Lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yarıya iner.

İki taraf da katılmamışsa yargılama giderleri herkesin kendi üzerinde kalır. Fıkranın eski metninde katılmayan taraf giderlerin tamamından sorumlu tutuluyor ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmiyordu; 7531 sayılı Kanunla yaptırım "yarı" esasına çekildi.

13-14. ve 16. fıkralar: Ücret ve giderler

Anlaşma hâlinde arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve tarifedeki iki saatlik ücretten az olamaz. İşe iade anlaşmalarında ücretin hesabında, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların toplamı anlaşma miktarı sayılır. Taraflara ulaşılamaması, katılım olmaması veya iki saatten kısa görüşme sonunda anlaşamama hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır. Bu ücret yargılama giderlerinden sayılır. Güncel tarife tutarları için Adalet Bakanlığının yürürlükteki tarifesine bakın.

15. fıkra: İptal edilen alt işveren kuralı

İptal edilen fıkra, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işe iade arabuluculuğunda anlaşma sağlanabilmesi için iki işverenin birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını şart koşuyordu. Anayasa Mahkemesi'nin 3/6/2025 tarihli kararıyla bu fıkra iptal edildi. Dolayısıyla bu şart artık metinde yer almıyor; iptalin uygulamaya etkisi konusunda güncel gelişmeleri takip etmenizi öneririz.

17-22. fıkralar: Zamanaşımı, temsil ve diğer hükümler

Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez. İşveren görüşmelere bizzat, kanuni temsilcisi veya avukatı aracılığıyla katılabilir; yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edip son tutanağı imzalayabilir. Görüşmeler, aksi kararlaştırılmadıkça büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanında yürütülür. Gazeteciler ve gemiadamları bu madde bakımından işçi sayılır. Hüküm bulunmayan hâllerde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uygulanır; ayrıntılar Adalet Bakanlığı yönetmeliğiyle belirlenir.

İşveren İçin Uygulamada Ne Anlama Geliyor?

KonuKural (md. 3)İşveren ne yapmalı?
KapsamAlacak, tazminat, işe iade; bağlı itirazın iptali, menfi tespit, istirdat (f.1)İşçiden alacağınız varsa dava veya icra sonrası dava öncesinde arabulucuya başvurun
İstisnaİş kazası ve meslek hastalığı tazminatları (f.3)Bu dosyalarda arabuluculuk davetini dava şartı sanmayın; hukuki süreci ayrıca izleyin
Yetki itirazıEn geç ilk toplantıda, belgeyle (f.9)Yetkisiz büro varsa ilk toplantıya belgelerle gelin
SüreÜç hafta + en fazla bir hafta (f.10)Bordro, puantaj ve fesih belgelerini davet gelir gelmez hazırlayın
İlk toplantıMazeretsiz katılmama: giderlerin yarısı, vekâlet ücretinin yarısı (f.12)Toplantıya mutlaka katılın; katılamıyorsanız mazereti belgeleyin
TemsilYazılı yetki belgesiyle çalışan (f.18)Yetki belgesinde anlaşma ve imza yetkisinin sınırını açıkça yazın
ZamanaşımıBaşvurudan son tutanağa kadar durur (f.17)Kendi alacaklarınız için süre hesabında bu dönemi dikkate alın

İşe iade bakımından 4857 sayılı İş Kanunu md. 20 ayrıca süre koyar: işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı, anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; ayrıntılar için işe iade davası süreci rehberimize bakabilirsiniz.

Temsilî bir örnek: Bir lojistik firmasından ayrılan çalışan, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti için arabulucuya başvuruyor. Firmanın İK sorumlusu davet e-postasını gözden kaçırıyor ve ilk toplantıya kimse katılmıyor. Çalışan sonrasında açtığı davada talebinin yalnızca bir kısmında haklı çıksa bile, firmanın davada kazandığı kısım için de bir maliyet doğar: Firma, çalışanın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısını üstlenir ve kendi lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yarıya iner. Davet kanallarını (e-posta, telefon, KEP) düzenli izleyen bir sorumlu belirlemek bu riski ortadan kaldırır.

Yargı Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler

  • Dava şartı resen gözetilir. Mahkeme arabuluculuk şartını taraflar ileri sürmese de kendiliğinden inceler; dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurmak eksikliği gidermez.
  • Talepler arabuluculukta ileri sürülmüş olmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre davada istenen alacak kalemlerinin arabuluculuk aşamasında da konu edilmiş olması gerekir; son tutanakta hiç yer almayan bir kalem için dava şartının yerine geldiği kabul edilmeyebilir. Bu nedenle tutanaktaki talep listesinin doğru ve eksiksiz yazılması her iki taraf için önemlidir.
  • Anlaşma belgesinin içeriği belirleyicidir. Anlaşılan konular bakımından taraflar aynı uyuşmazlıkla yeniden dava açamaz; anlaşmanın kapsamı açık yazılmazsa sonradan "bu kalem anlaşmaya dahil miydi?" tartışması doğar. Yazım için arabuluculuk anlaşma tutanağı örneğimize bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • İşverenin, işçiye karşı açacağı alacak davasında arabuluculuğun kendisi için de zorunlu olduğunu atlaması.
  • İcra takibine itiraz sonrası itirazın iptali davasını arabulucuya başvurmadan açmak (2023'ten beri kapsamda).
  • İlk toplantıyı "nasılsa dava açılacak" diye önemsememek ve 12. fıkra yaptırımına maruz kalmak.
  • Toplantıya yetki belgesi olmayan veya anlaşma sınırı belirsiz bir çalışanı göndermek.
  • Yetki itirazını ilk toplantıdan sonra yapmaya çalışmak.
  • Son tutanakta talep edilen kalemleri ve tutarları dikkatle okumadan imzalamak.
  • Alt işveren işçisinin işe iade başvurusunda iptal edilen 15. fıkraya hâlâ dayanmak.

İlgili Maddeler ve Yazılar

Sonuç

7036 sayılı Kanun 3. madde, işçilik uyuşmazlıklarında ilk durağı mahkeme yerine arabulucu masası yapar. İşveren için kritik olan; daveti kaçırmamak, ilk toplantıya yetkili bir temsilciyle katılmak, talep kalemlerini tutanakta doğru kayda geçirmek ve süreleri takip etmektir. Arabuluculuk hazırlığınızı, fesih dosyalarınızı ve iç süreçlerinizi gözden geçirmek isterseniz iş hukuku ve mevzuat uyumu hizmetimizi inceleyebilir ya da bizimle iletişime geçin.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; mevzuat değişebileceğinden güncel metni mevzuat.gov.tr'den kontrol edin ve somut durumunuz için uzman desteği alın.

Sıkça Sorulan Sorular

7036 sayılı Kanun 3. madde hangi davaları kapsar?

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davalarını kapsar. 2023'ten beri bu alacaklara bağlı itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsamdadır. İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları ise kapsam dışıdır.

Arabulucuya başvurmadan dava açılırsa ne olur?

Mahkeme herhangi bir işlem yapmadan davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. Başvuru yapılmış ama son tutanak eklenmemişse, bir haftalık kesin süre verilir; bu sürede tutanak sunulmazsa yine usulden ret kararı verilir.

İlk arabuluculuk toplantısına katılmayan işverenin riski nedir?

Geçerli mazeret yoksa işveren son tutanakta katılmayan taraf olarak belirtilir. Davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur ve lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yarıya iner.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Yetki itirazı reddedilirse süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar.

İşveren arabuluculukta kendini bir çalışanıyla temsil ettirebilir mi?

Evet. 3. maddenin 18. fıkrasına göre işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. Yetki belgesinde anlaşma yetkisinin sınırını açıkça belirtmeniz önerilir.

Bu yazıyı paylaşın:
İK Partner Editör Ekibi

İK Partner'ın insan kaynakları danışmanlarından oluşan editör ekibi; işe alım, performans yönetimi, iş hukuku ve organizasyonel gelişim alanındaki saha deneyimini uygulanabilir rehberlere dönüştürür.

İlgili Yazılar

Tüm Mevzuat Yazıları

İK Partner ile konuşmaya başlayın

İş Hukuku & Mevzuat Uyumu için ihtiyacınızı bugün konuşalım. İlk görüşme tamamen ücretsizdir.