İş mahkemesinde dava süreci, işçi ile işveren arasındaki bir uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk aşamasından başlayıp ilk derece kararına ve ardından kanun yollarına kadar ilerlediği yargısal yoldur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu bu sürecin kuruluş, görev, yetki ve usul kurallarını belirler; kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. İşveren için sürecin sonucu çoğu zaman mahkeme salonunda değil, ilk tebligattan önce tutulan kayıtlarda belirlenir.
Aşamaların genel haritası için iş davası aşamaları yazımıza bakabilirsiniz. Bu rehber ise her aşamada işverenin neyi, ne zaman hazırlaması gerektiğine ve 7036 sayılı Kanun'un sık gözden kaçan kurallarına odaklanır.
İş Mahkemesinin Görevi ve Yetkisi
7036 sayılı Kanun md. 2'ye göre iş mahkemeleri tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesindedir. İş mahkemesi kurulmamış yerlerde aynı davalara, bu Kanundaki usul ve esaslara göre asliye hukuk mahkemesi bakar.
Görev (md. 5): İş mahkemeleri; İş Kanunu veya Türk Borçlar Kanunu'ndaki hizmet sözleşmesine tabi işçiler ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına, SGK veya İŞKUR'un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına (idari para cezalarına itirazlar hariç) bakar.
Yetki (md. 6): Yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. İş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir; iş sözleşmesine "uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemeleri yetkilidir" yazmak işvereni korumaz.
Aşama 1: Dava Şartı Olarak Arabuluculuk
7036 sayılı Kanun md. 3'e göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacaklarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kurala tabidir.
| Kural | İçerik | İşveren açısından anlamı |
|---|---|---|
| Süre | Arabulucu başvuruyu görevlendirmeden itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hallerde en fazla 1 hafta uzatılabilir | Hesaplamayı ve yetki kararını ilk hafta içinde hazırlayın |
| Temsil | İşveren bizzat, kanuni temsilcisi, avukatı veya yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı aracılığıyla katılabilir | Yetki belgesini toplantıdan önce hazırlayın |
| Katılmama | Mazeretsiz ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir | Toplantıyı "nasılsa dava açılacak" diye atlamayın |
| Süreler | Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez | Zamanaşımı hesabında bu süreyi düşün |
| İstisna | İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat, tespit, itiraz ve rücu davaları | Bu davalar doğrudan mahkemede açılır |
Toplantıya hazırlık için arabuluculuk toplantısına işveren hazırlığı ve sürecin bütünü için zorunlu arabuluculuk süreci yazılarımıza bakabilirsiniz.
İşe iade davalarında özel takvim
4857 sayılı İş Kanunu md. 20'ye göre işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılabilir. Feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü işverendedir. Dava ivedilikle sonuçlandırılır ve istinaf başvurusunda bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Ayrıntılı süreç için işe iade davası süreci rehberimize bakın.
Sosyal güvenlik davalarında SGK'ya ön başvuru
7036 sayılı Kanun md. 4'e göre 5510 sayılı Kanun ve diğer sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmanın tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açmadan önce SGK'ya başvurmak zorunludur. Kurum 60 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Hizmet tespiti davalarında ise dava SGK'ya resen ihbar edilir ve Kurum davalı işverenin yanında davaya katılabilir.
Aşama 2: Dava Dilekçesinin Tebliği ve Cevap
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (md. 7). Bu usulde dilekçe aşaması kısadır ve cevap süresi tebligattan itibaren hızla işler. Davacı, arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, yine sunulmazsa dava usulden reddedilir.
Tebligat geldiği gün yapılacaklar:
- Tebliğ tarihini kaydedin ve dilekçeyi aynı gün avukatınıza iletin.
- Davacının talep kalemlerini (kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, işe iade vb.) listeleyin.
- Her kalem için elinizdeki belgeyi eşleştirin: bordro, puantaj, izin formu, banka dekontu, fesih bildirimi, savunma tutanağı.
- Zamanaşımı def'inin ileri sürülüp sürülmeyeceğini değerlendirin; 5 yıllık süre ve başlangıcı için işçilik alacaklarında zamanaşımı yazımıza bakın.
- Tanık olarak bildirilecek kişileri belirleyin ve hâlâ şirkette çalışıp çalışmadıklarını not edin.
Davaların yığılması halinde, yani tek davada birden çok alacak talep edildiğinde, her talebe ilişkin ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilir (md. 7/2). Hangi konuda kimin ispat yükü taşıdığını iş mahkemesinde ispat yükü yazımızda tablo halinde bulabilirsiniz.
Aşama 3: Ön İnceleme
Ön inceleme duruşmasında mahkeme uyuşmazlık noktalarını belirler, delillerin toplanmasına karar verir ve tarafları sulhe teşvik eder. İşveren açısından bu aşama iki fırsat sunar:
- Uyuşmazlığı daraltmak: Ödendiği belgeyle kanıtlanabilen kalemleri (ör. dekontla ödenen kıdem tazminatı) netleştirmek, tahkikatı kısaltır.
- Uzlaşmayı yeniden tartmak: Arabuluculukta anlaşma sağlanamamış olsa bile dilekçelerle ortaya çıkan tablo, maliyet hesabını değiştirebilir.
Aşama 4: Tahkikat, Tanık ve Bilirkişi
Tahkikatta mahkeme SGK hizmet dökümünü, işyeri kayıtlarını, banka kayıtlarını getirtir, tanıkları dinler ve hesap gerektiren alacaklarda bilirkişi incelemesi yaptırır.
Tanıklar: İşçilik alacağı davalarında tanık beyanı, yazılı kaydın eksik olduğu noktalarda belirleyici olur. Tanık seçimi ve hazırlığı için iş davalarında tanık delili yazımıza bakabilirsiniz.
Bilirkişi raporu: Rapor hâkimi bağlamaz, ancak uygulamada kararın iskeletini oluşturur. İşveren raporu şu sorularla kontrol etmelidir:
- [ ] Esas alınan ücret, bordro ve banka kayıtlarıyla uyumlu mu?
- [ ] Çalışma dönemi ve ara verilen süreler doğru mu?
- [ ] Yıllık izin, rapor ve hafta tatili günleri düşülmüş mü?
- [ ] Ödenmiş tutarlar mahsup edilmiş mi?
- [ ] Zamanaşımı def'i hesaba yansıtılmış mı?
- [ ] Fazla mesai hesabında tanık beyanları ile yazılı kayıtlar doğru tartılmış mı?
İtirazı kanuni süre içinde, belge numarası ve sayfa göstererek yapın. "Rapora itiraz ediyoruz" gibi genel cümleler mahkemeyi ek rapora yöneltmez.
Aşama 5: Karar ve Kanun Yolları
7036 sayılı Kanun md. 7'ye göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yollarına ilişkin hükümleri iş mahkemesi kararlarına da uygulanır ve kanun yoluna başvuru süresi ilamın taraflara tebliğinden itibaren işler. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu dosyaları ivedilikle karara bağlar.
Md. 8'e göre bazı kararlar temyiz edilemez; bunların başında İş Kanunu md. 20 kapsamındaki fesih bildirimine itiraz (işe iade) davaları gelir. İstinaf ve temyiz için parasal sınırlar her yıl yeniden değerlendirildiğinden güncel sınırları avukatınızla teyit edin.
| Karar türü | İstinaf | Temyiz |
|---|---|---|
| İşe iade (md. 20) | Var, bölge adliye kararı kesin | Yok |
| İşçilik alacağı | Kanuni parasal sınırı aşıyorsa var | Parasal sınır ve diğer şartlar varsa var |
| İşyeri disiplin cezasının iptali (TİS/işyeri düzenlemesine dayanan) | Kanuni şartlar varsa | Yok |
İşveren İçin Dava Öncesi Hazırlık Listesi
Davanın büyük bölümü dava açılmadan önce tutulan kayıtlarla kazanılır veya kaybedilir:
- [ ] Yazılı iş sözleşmesi ve ekleri (görev tanımı, ücret, çalışma süresi)
- [ ] Ücretin banka aracılığıyla ödendiğini gösteren kayıtlar
- [ ] Puantaj ve giriş-çıkış kayıtları; fazla çalışma onayları
- [ ] Yıllık izin defteri veya izin formları
- [ ] Fesihte: yazılı fesih bildirimi, savunma tutanağı, gerekçeyi destekleyen belgeler
- [ ] SGK işten ayrılış bildirgesindeki çıkış koduyla fesih gerekçesinin tutarlılığı
- [ ] Ödeme dekontları ve varsa usulüne uygun ibraname
Bu kayıt düzenini kurmak için dava riskini azaltan İK kayıt düzeni yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Arabuluculuk toplantısına katılmamak: Davayı kazansanız bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenme riski doğar.
- Yetki sözleşmesine güvenmek: Kanundaki yetki kurallarına aykırı sözleşmeler geçersizdir.
- Tebligatı geç fark etmek: Cevap ve itiraz süreleri kısadır; şirket içinde tebligatı karşılayan kişinin sorumluluğu net olmalıdır.
- Zamanaşımı def'ini unutmak: Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; süresinde ileri sürülmelidir.
- Bilirkişi raporuna genel itiraz: Belge göstermeyen itiraz sonucu değiştirmez.
- Fesih gerekçesi ile çıkış kodunun çelişmesi: Bu çelişki mahkemede işverenin aleyhine yorumlanabilir.
Kapanış
İş mahkemesinde dava süreci, işverene her aşamada kısa ve kesin süreler içinde karar verme yükü getirir. Arabuluculuk hesabı, cevap dilekçesi ve bilirkişi itirazı birbirine bağlı halkalardır; birinde yapılan hata sonrakileri zayıflatır. Kayıt düzeninizi ve fesih süreçlerinizi dava riskine karşı gözden geçirmek isterseniz iş hukuku ve mevzuat uyumu hizmetimizden yararlanabilir veya bizimle iletişime geçin. Çalışanın dava öncesinde başvurabileceği diğer yollar için çalışan haklarında başvuru yolları yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için uzman desteği alın.


