İşe iade davalarında usul ve süre kuralları, davanın esasına geçilmeden önce aşılması gereken eşiklerdir: başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı, arabuluculuk şartının yerine getirilip getirilmediği, fesih bildiriminin şekli, savunma alınıp alınmadığı ve karar sonrası başvurular. İşverenlerin kaybettiği işe iade davalarının önemli bir kısmında sorun fesih nedeninin kendisinde değil, bu usul kurallarındadır.
Not: Bu yazı karar özetlerinden oluşmaz; kanun hükümleri ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında öne çıkan usul ve süre ilkelerinin derlemesidir. Karar numarası, tarih veya daire bilgisi verilmemiştir. Tartışmalı konularda uygulamada farklı kararlar bulunabileceğini belirttik.
Sürecin takvim halinde anlatımı için işe iade süreci ve süreleri yazımıza bakabilirsiniz. Bu yazı, her aşamanın arkasındaki ilkeleri ve işverene düşen dersleri ele alır.
A. Başvuru Süresine İlişkin İlkeler
İlke 1: Bir aylık süre hak düşürücüdür
İş Kanunu md. 20'ye göre işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Yerleşik uygulamada bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süre olarak kabul edilir. Sonucu şudur: Süre geçmişse hak tamamen düşer ve mahkeme bunu, işveren ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır.
İşveren için ders: Sürenin geçtiğini düşünüyorsanız bunu tebliğ belgeleriyle ispat edebilmeniz gerekir. Tebliğ tarihini gösteren belge, savunmanızın en güçlü delilidir.
İlke 2: Süre bildirim süresinin sonundan değil, tebliğden başlar
Bildirim süreli fesihlerde (örneğin altı haftalık ihbar süresi verilerek yapılan fesihte) bir aylık süre, ihbar süresinin bitiminden değil, fesih bildiriminin işçiye tebliğinden başlar. Yerleşik uygulama bu yöndedir. İhbar süresi devam ederken işçinin arabulucuya başvurması mümkündür ve çoğu zaman gereklidir.
İlke 3: Arabuluculuk süreci süreyi durdurur
7036 sayılı Kanun md. 3'e göre arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez. Arabuluculuk sona erdiğinde ise kanun ayrıca son tutanaktan itibaren iki haftalık dava açma süresi öngörür.
İlke 4: Doğrudan açılan dava usulden reddedilir
Arabuluculuk işe iade davalarında dava şartıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Kanun bu durumda işçiye bir telafi imkânı tanır: Kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi ise bir haftalık kesin süre verilerek giderilebilir; süresinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.
B. Fesih Bildiriminin Şekline İlişkin İlkeler
İlke 5: Yazılı bildirim geçerlilik şartıdır
md. 19'a göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorundadır. Yerleşik uygulamada iş güvencesi kapsamındaki işçi bakımından yazılı olmayan fesih, geçerli nedene dayansa bile geçersiz sayılır. Sözlü olarak "yarından itibaren gelme" denilmesi veya işçinin işyerine alınmaması, yazılı bildirim yerine geçmez.
İlke 6: Fesih sebebi açık ve kesin olmalı, sonradan değiştirilemez
Bildirimde fesih sebebinin "açık ve kesin" yazılması gerekir. "Performans", "işletme ihtiyaçları" veya "kurum politikaları" gibi genel ifadeler bu şartı karşılamaz. Yerleşik uygulamaya göre işveren, davada fesih bildiriminde yazmadığı yeni bir sebebe dayanamaz; bildirimde gösterilen sebeple bağlıdır.
İşveren için ders: Fesih bildirimini, fesih dosyasındaki somut olaylara (tarih, tutanak, ölçüt) atıf yapacak şekilde yazın. Şablon için fesih bildirimi nasıl yazılır yazımıza bakabilirsiniz.
İlke 7: Davranış ve verim nedenli fesihte savunma zorunludur
md. 19'a göre işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan sözleşme feshedilemez. Yerleşik uygulamada savunma alınmaması feshi tek başına geçersiz kılar. Savunma talebi, iddiaları somut olarak içermeli ve işçiye makul bir hazırlık süresi tanınmalıdır. Kanun, md. 25/II kapsamındaki haklı nedenle derhal fesih hakkını saklı tutar; ancak haklı neden mahkemece kabul edilmezse savunma alınmamış olması geçerli fesih değerlendirmesinde işveren aleyhine sonuç doğurabilir.
C. Yargılamaya İlişkin İlkeler
İlke 8: Geçerli nedeni işveren ispatlar
md. 20'ye göre feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını (örneğin sendikal neden veya ayrımcılık) iddia ederse bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Esasa girilmeden önce mahkeme, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığını da inceler: işyerindeki işçi sayısı, altı aylık kıdem, sözleşmenin belirsiz süreli olup olmadığı ve işçinin üst düzey işveren vekili sayılıp sayılmadığı. Bu incelemede SGK kayıtları, işyeri bildirgeleri ve yetki belgeleri belirleyici olur. İşveren, işçinin işveren vekili istisnası kapsamında olduğunu ileri sürüyorsa, unvanı değil fiilî yetkiyi gösteren belgeleri (imza yetkileri, işe alım ve çıkarma kararları) dosyaya sunmalıdır. Şartların ayrıntısı için iş güvencesi şartları yazımıza bakabilirsiniz.
İlke 9: Fesih son çare olmalıdır
Yerleşik uygulamada geçerli nedenle fesih, işçiyi başka bir işte çalıştırma veya eğitim gibi daha hafif tedbirlerin denenmesinden sonra başvurulacak son çare olarak görülür. Özellikle işletme gerekleri ve performans kaynaklı fesihlerde, alternatiflerin değerlendirildiğinin belgelenmesi beklenir. Ayrıntı için işletme gerekleri nedeniyle fesih yazımıza bakın.
İlke 10: Mahkeme tazminat ve ücreti parasal olarak belirler
7036 sayılı Kanun ile md. 21'e eklenen hükme göre mahkeme, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarını dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. Hüküm fıkrasında tazminatın ay sayısının ve parasal tutarının yer alması gerekir.
İlke 11: Bölge adliye mahkemesi kararı kesindir
md. 20'ye göre istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. 7036 sayılı Kanun md. 8 de işe iade davalarında verilen kararların temyiz edilemeyeceğini açıkça düzenler.
D. Karar Sonrasına İlişkin İlkeler
İlke 12: İşçinin on iş günlük başvuru süresi kesindir
İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Başvurmazsa fesih geçerli fesih sayılır. Başvurunun işverene ulaşmış olması gerekir; bu nedenle işverenler başvuru tarihini kayıt altına almalıdır.
İlke 13: Başvuru samimi olmalıdır
Yerleşik uygulamaya göre işçinin işe başlatma başvurusu samimi olmalıdır. Gerçekte işe dönme niyeti olmadan, yalnızca tazminat almak amacıyla yapılan ve işverenin daveti üzerine işe başlanmayan başvurularda işe başlatmama tazminatı talebi reddedilebilir. Samimiyetin değerlendirmesi somut olaya göre yapılır ve tartışmalı durumlarda farklı kararlar bulunabilir.
İlke 14: İşverenin daveti de samimi olmalıdır
İşveren işçiyi eski işine veya eşdeğer bir işe, önceki çalışma koşullarıyla davet etmelidir. Ücretin düşürülmesi, uzak bir işyerine görevlendirme veya pasif bir göreve atama gibi koşullarla yapılan davet, yerleşik uygulamada samimi bir işe başlatma sayılmayabilir ve işe başlatmama sonuçlarını doğurabilir.
İlke 15: İşe başlatılan işçinin yeniden feshi mümkündür
İşe iade kararı işçiye ömür boyu güvence vermez. İşçi işe başlatıldıktan sonra, yeni ve geçerli bir neden ortaya çıkarsa usule uygun olarak yeniden fesih yapılabilir. Ancak işe başlatıldıktan hemen sonra aynı gerekçeyle yapılan fesih, kararın dolanılması olarak değerlendirilebilir.
Usul Hatalarının Etkisi Tablosu
| Usul eksikliği | Olası sonuç |
|---|---|
| Fesih bildiriminin yazılı olmaması | Fesih geçersiz |
| Sebebin genel ifadelerle yazılması | Fesih geçersiz sayılabilir |
| Davranış veya verim nedeninde savunma alınmaması | Fesih geçersiz |
| Tebliğin belgelenmemesi | Süre itirazı ispatlanamaz |
| Davada yeni sebep ileri sürülmesi | Dikkate alınmaz |
| Samimi olmayan işe davet | İşe başlatmama sayılabilir |
| İşçi başvurusunun kayda alınmaması | 10 iş günü ve 1 ay süreleri ispatlanamaz |
İşveren İçin Kontrol Listesi
- [ ] Fesih bildirimini yazılı, gerekçeli ve somut yapın.
- [ ] Davranış veya verim kaynaklı fesihlerde yazılı savunma isteyin ve makul süre verin.
- [ ] Tebliğ tarihini imzalı tebellüğ, tutanak veya noter kaydıyla belgeleyin.
- [ ] Arabuluculuk davetini takip edecek sorumlu ve yetki belgesi hazırlayın.
- [ ] Fesih dosyasında son çare değerlendirmesini (alternatif görev, eğitim) gösterin.
- [ ] Kesinleşen kararın ve işçi başvurusunun tarihlerini kayda alın.
- [ ] İşe daveti eski iş ve koşullarla, yazılı ve açık şekilde yapın.
Sık Yapılan Hatalar
- Sözlü fesih yapıp yazılı bildirimi sonradan düzenlemek.
- "Performans yetersizliği" gibi tek kelimelik gerekçe yazmak.
- Savunmayı fesih bildirimiyle aynı gün, hazırlık süresi tanımadan istemek.
- Davada ilk kez yeni olaylar ve yeni gerekçeler ileri sürmek.
- İşe iade edilen işçiyi farklı şehirde veya daha düşük ücretli bir göreve davet etmek.
Usul kurallarının işletme pratiğine nasıl yansıtılacağı için işe iade davası süreci: işveren rehberi yazımız da tamamlayıcı bir kaynaktır.
Usulü Fesihten Önce Doğru Kurun
İşe iade davalarında usul, fesih kararı verildiği anda şekillenir; dava açıldıktan sonra eksikleri gidermek çoğu zaman mümkün değildir. Fesih dosyalarınızı ve bildirim süreçlerinizi usul kurallarına göre yapılandırmak için iş hukuku ve mevzuat uyumu hizmetimizden yararlanabilir veya bizimle iletişime geçin.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için uzman desteği alın. Yargı uygulaması değişebileceğinden güncel içtihadı kontrol etmenizi öneririz.


