Gemide çalışan bir kişinin iş ilişkisi, karadaki bir fabrika işçisinin ilişkisinden pek çok yönüyle ayrışır: İşyeri sürekli hareket hâlindedir, çalışan günlerce hatta aylarca evinden uzaktır ve iş güvenliği riskleri farklıdır. Bu nedenle Türk hukukunda denizde çalışanlar için ayrı bir düzenleme yapılmıştır. 854 sayılı Deniz İş Kanunu, gemi adamları ile armatörler ve gemi işletenler arasındaki çalışma ilişkisini düzenleyen temel kanundur.
İş Kanunu'nun 4. maddesi deniz taşıma işlerini kanunun kapsamı dışında bırakır. Bu boşluğu büyük ölçüde Deniz İş Kanunu doldurur; kanunda hüküm bulunmayan konularda ise Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ve denizcilik mevzuatının diğer parçaları devreye girebilir. Denizcilik şirketleri, tersane ile gemi işletmeciliğini bir arada yürüten gruplar ve insan kaynakları ekipleri için bu ayrımı doğru yapmak, sözleşme ve tazminat hesaplarında hata yapmamak bakımından önemlidir.
Bu yazı, kanunun kapsamına ve öne çıkan hükümlerine genel bir bakış sunar. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve somut uyuşmazlıklarda denizcilik hukuku alanında deneyimli bir hukuk danışmanına başvurmanız gerekir.
Deniz İş Kanunu kimleri kapsar?
Kanun, Türkiye'nin deniz, göl ve akarsularında çalışan ve kanunda belirtilen tonaj sınırını aşan gemilerde, bir hizmet akdine dayanarak çalışan gemi adamlarını ve bu kişileri çalıştıran işverenleri kapsar. Kapsamı belirleyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Gemi: Kanundaki asgari büyüklük ölçütünü karşılayan bir deniz aracı olmalıdır. Tonaj eşiğinin altındaki teknelerde çalışma, bu kanuna değil başka düzenlemelere tabi olabilir.
- Gemi adamı: Gemide kaptan, zabit, tayfa veya başka bir sıfatla hizmet akdine dayanarak çalışan kişidir.
- İşveren: Gemi sahibi armatör veya gemiyi işleten kişi ya da şirkettir.
- Hizmet akdi: Bağımlılık, iş görme ve ücret unsurlarını içeren bir çalışma ilişkisi bulunmalıdır.
Liman içinde, rıhtımda veya karadaki tesislerde çalışan personel ise genellikle İş Kanunu kapsamında değerlendirilir. Aynı şirket içinde iki farklı statünün birlikte bulunması bu nedenle sık rastlanan bir durumdur. Tonaj sınırı ve özel durumlar için kanunun güncel metnine bakmalısınız.
Deniz İş Kanunu ile İş Kanunu arasındaki temel farklar
İki kanun aynı amaca, yani çalışanı korumaya hizmet etse de denizdeki çalışmanın kendine özgü yapısı nedeniyle pek çok konuda farklı kurallar içerir:
| Konu | Deniz İş Kanunu yaklaşımı | İş Kanunu yaklaşımı |
|---|---|---|
| Sözleşmenin şekli | Yazılı yapılması ve belirli unsurları içermesi öngörülür | Yazılı belge verilmemesi idari para cezası gerektirir (2026'da işçi başına 2.531 TL) |
| Çalışma süreleri | Gemideki vardiya ve nöbet düzenine göre özel kurallar | Haftalık en çok 45 saat |
| Yıllık izin | Denizdeki çalışmaya uygun özel izin hükümleri | Kıdeme göre 14, 20, 26 gün |
| Kıdem tazminatı | Kanunun kendi tazminat hükmü | 1475 sayılı Kanun md. 14 |
| Yemek ve barınma | Gemide iaşe ve barınma işverene ait yükümlülükler arasında | Kanunda genel bir zorunluluk yok |
Tablodaki Deniz İş Kanunu süreleri ve koşulları için rakam vermiyoruz; bu ayrıntılar kanunun ilgili maddelerinde ve yönetmeliklerde yer alır ve somut sözleşmeye göre değerlendirilmelidir.
Sözleşme, ücret ve gemideki yaşam koşulları
Deniz İş Kanunu, gemi adamıyla yapılan sözleşmenin işin niteliği, ücret, çalışma süresi ve sözleşmenin süresi gibi temel unsurları içermesini önemser. Gemide çalışmanın özel koşulları nedeniyle şu konular uygulamada öne çıkar:
- Ücretin ödenmesi: Gemi uzun süre limandan uzak kalsa bile ücretin zamanında ve belgelenebilir şekilde ödenmesi, uyuşmazlıkların en sık konusudur.
- İaşe ve barınma: Gemide çalışanların yemek ve kalacak yer ihtiyacının karşılanması işverenin sorumluluğundadır.
- Geri dönüş (repatriasyon): Sözleşmenin sona ermesi veya gemi adamının limanda bırakılması gibi durumlarda dönüş masraflarına ilişkin kurallar önem taşır.
- Sağlık ve güvenlik: Gemide sağlık hizmetine erişim ve iş güvenliği önlemleri, denizcilik mevzuatı ve uluslararası standartlarla birlikte değerlendirilir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası denizcilik sözleşmeleri de gemi adamlarının çalışma ve yaşam koşullarını etkiler. Bu nedenle uluslararası sefer yapan gemilerde ulusal mevzuatın yanında bu standartların da takip edilmesi gerekir.
Sosyal güvenlik boyutu
Deniz İş Kanunu'na tabi gemi adamları, hizmet akdiyle çalıştıkları için 5510 sayılı Kanun'a göre sigortalıdır. İşe giriş bildirimi, aylık prim ve hizmet belgesi yükümlülükleri karadaki işyerlerinde olduğu gibi işverene aittir. Yabancı bayraklı gemilerde veya yurt dışı limanlarda geçen çalışmalarda sigortalılık ve prim durumu daha karmaşık olabileceğinden, işveren olarak SGK'nın güncel düzenlemelerini ve mali müşavirinizin görüşünü almanız önerilir.
Gemide yaşanan iş kazaları da diğer işyerlerinde olduğu gibi SGK'ya bildirilmelidir; bildirim, kazadan sonraki 3 iş günü içinde yapılır. Seyir hâlindeki bir gemide bu süreyi kaçırmamak için kaptan, gemi işletmecisinin merkez ofisi ve İK birimi arasında net bir haberleşme prosedürü kurulmalıdır. Kim, hangi bilgiyi, ne kadar sürede merkeze iletecek; olay tutanağını kim hazırlayacak ve tanık beyanları nasıl alınacak gibi sorular önceden yanıtlanmış olmalıdır. Ayrıca gemi adamlarının hizmet sürelerinin, gemiye katılış ve ayrılış tarihlerinin düzenli kaydı, hem prim bildirimleri hem de ileride doğabilecek tazminat hesapları için temel bir belge niteliği taşır.
İşverenler için uyum kontrol listesi
Denizcilik işletmeniz için temel kontrol noktaları şunlardır:
- Her gemi için kanunun kapsamına girip girmediğini, tonaj ve sefer bölgesi üzerinden belgeleyin.
- Gemi adamlarıyla yazılı ve kanundaki zorunlu unsurları içeren sözleşmeler yapın.
- Kara personeli ile gemi personelinin özlük dosyalarını, izin ve ücret kurallarını ayrı yönetin.
- Gemi adamlarının yeterlik belgelerinin ve sağlık raporlarının geçerlilik tarihlerini takip edin.
- Fesih süreçlerinde Deniz İş Kanunu'nun özel hükümlerini uygulayın; İş Kanunu kurallarını otomatik olarak aktarmayın.
Gemide geçen çalışma süreleri ve vardiya düzeninin ayrıntılarını gemi adamlarının çalışma koşulları yazımızda ayrıca ele aldık.
Denizcilik işletmeleri için mevzuat desteği
Deniz İş Kanunu, kara ve deniz personelini bir arada çalıştıran şirketler için çift katmanlı bir mevzuat yönetimi gerektirir. İK Partner olarak personel statülerinin ayrıştırılması, sözleşme şablonlarının hazırlanması ve bordro süreçlerinin doğru kanuna göre kurgulanması konusunda destek veriyoruz. İş hukuku ve mevzuat uyumu hizmetimizi inceleyebilir, ücretsiz ilk görüşme için bize ulaşabilirsiniz.


